• Hissediyorum
    • Hissediyorum
    • Farkındalık
    • İlişkiler
    • Psikoloji
    • Mizah
      • Mizah
      • Karikatür
      • Karikatür Şenliği
      • Resimler
      • Hayal Et
    • Kişisel Gelişim
    • Olumlama
    • Bağımlılık
    • Hayal Et
  • Yaşıyorum
    • Yaşıyorum
    • Yaşamın İçinden
    • Sinema
      • Sinema
      • Film Önerileri
    • Sağlık
      • Sağlık
      • Spor
      • Ailenizin Aktarı
    • İş Hayatı
    • Hayvan Hakları
    • Siyaset
    • Amatör Fotoğrafçılık
  • Okuyorum
    • Okuyorum
    • MBA (İşletme)
    • Kimdir?
    • Nedir?
    • Kitap Özetleri
    • Kitap Alıntıları
    • Dünya Büyüklerinden Hayat Dersleri ve Sözleri
    • Kitap Önerileri
    • Din
    • Şiir
    • Otomotiv
    • Teknoloji
    • Yazı Dizisi
  • Misyon& Vizyon& Hakkımda& İletişim
Giriş

User Panel Banner
Giriş

  • Anasayfa
  • Hissediyorum
  • Okuyorum
  • Yaşıyorum
  • Sinema
Ana SayfaYaşıyorumYaşamın İçindenYAĞMURLU BİR KUŞLUK VAKTİ İÇİN PRELÜD

YAĞMURLU BİR KUŞLUK VAKTİ İÇİN PRELÜD

  • 7 Haziran 2017
  • 0 comments
  • KİT
  • Başlık; Yaşamın İçinden
  • 4

Saat, 9’da kalmaya merakta, 10’a varmaya da sabırsızlıkta gibiydi. Bu vakitte fırladım sokağa. Ne soğuktu ki anlatamam. Çünkü vaktim yok, anlatamam işte. Sokağa çıkacağım dedim ya. Delirmedim korkmayın, anlatıyorum. Gece başlayan yağmura vede halâ dinmemesine rağmen, terliğimle fırlamıştım caddeye. Hiç ‘de aldırmıyordum soğuğa. Gencim ya hani, bana bir şey olmaz gibisinden. Islak kaldırımda ilerlerken, bir yandan da saç diplerime tıp tıp düşen yağmur damlalarını hazım sayıp yürüyordum. Ayaklarım parke taşında, terliğin içinde bir sağa bir sola yamuluyorlardı yağmurun ıslaklığı nedeniyle. Epey bir ıslandım da doğrusu ama hiç mi hiç önemi yoktu. Şu insanlar da ne hengâmeli tiplerdi. Yağmurun bir dinip bir başlamasına söylenen 55’lik teyzeler, bir yandan balkonda asılı çamaşırlarını yağmurdan kurtarmaya çalışan orta yaşlı hanımlar. Yeni lohusa kadının, çıngıraklı bebek sesinin yoğun olduğu binadan bebeği görmeye gelen misafirlerin pervasız gürültüleri… Herkes bir şeylerin peşindeydi böyle olması gerekmezmi zaten?
-Evet
Ne delice ruha girsem yakışırdı bana. Yaşım müsaitti evvela. Aklıma bu Eylül ayında, Turgut Uyar’ın bir sözü nüksetti. “Eylül toparlandı gitti işte, Ekim filan da gider bu gidişle” sözü geliyordu. Ve yağan yağmura soyut bir gıcıklık yapıyordum. Neyse, bir kitapçıda soluklanıp kitap alacaktım. Fakat, şılap şılap yürüdüğüm terlikler, sahafçının fayanslarında iyi bir kaydılar. Ellerini ağızlarına götürüp burunla geniz arasında çıkarttıkları kıkkırt sesleriyle sahaftaki müşteriler gülüştüler. Aman ne derse desinlerdi. Onların gözünde fazlaca kepaze olmuştum fakat, alâka duymuyordum. Emekli öğretmen çehreli, yayık kaşlı, parlak yüzlü ve elinde kutu şeklinde deri çantalı bir adam, pek bir candan baktı bana. Ve elimde olmadan bende sevimli bir çocuk oluverdim gülüşlerimle. Sonrasın da, raflardan başka bir şey görmeyen gözlerim, Ahmet Altan’ın denemelerinden birine takıldı. Ne cesur adam be! Deyiverdim içimden ve kitabımı sardırıp çıktım oradan. Sonra, sahafçıdaki görüntüyle, birbirlerini yermeyi üstünlük kabul buyuran toplumumuz hakkında şöyle düşündüm; bizim insanımız özünde iyi fakat, her şeyi kâfi derecesinde bırakıyorlar ve, bu sevgi denen illeti abartmıyorlar diye içerlendim. ×’razın her şeyi ikiye, üçe, dörde katladığı gibi bu tutkuyu, coşkuyu, sevgiyi ‘de katlasalar pek bir rahat edip mutlu olacağız şu dünyada diye umut ettim. Neymiş? Şımarmasın bu kadarı yeter. Az’ı karâr, çoğu zararmış. Bilmem ne! Aman 80’lik teyzemin sözüne müteakip havasını takınanlarımız. Velhasıl kelam, sözün-hülasası, ABARTIN her şeyi. Sonuçta öleceğiz bir gün. Ağzı çilekli sakız kokan çocuğun akmış burnuna aldırmadan, hevesle dışarıda koşuşturmasıdır asıl hayat. “Aldırışlarımız, aldanışlarımızın parmak demirlikleridir” akıl hastası Edison’un dahiliğine kim ne diyebilir. Öyle değil mi ? Yaşayın gitsin! Gitmese yaşanır mı zaten, oda var. Hayat herkese doğar doğmaz iki şamar poposuna atılan tokatla vermiyor mu ilk dersini. Canını acıyarak yaşayacaksın diyor. Yaşasana o halde. Ama şıngır mıngır yaşa ve, Af itapça süzül. Eh şu yaşların tehlikeli ihtirasları yok mu. Coşkun sel gibi düşlerinin azizliğinde kaybolup gidiyorlar. Silkelenip doğrulunca hükmün geçiyor kendine. Solmuş çiçeklerin anlamsızca en az 5 yıl kurutulmuş olup, ve ansızın bir defterin arasında buluşumuzdaki tedirgin ve manasına anlam veremediğimiz tebessüme savrulasım geliyor. Ama ellerim ceplerime sığmıyor yüreğimse yeşil fanilama. Acaba ceplerim mi daha kabarık, yoksa yüreğim mi? İkisi aynı anda kabarık olamazlardı. Eğer öyle olsaydı, bu bir yazıya konu olamazdı. Çünkü bizler, hep eksik şeyleri anlatmayı severiz. Ocaktaki yarım ve dünden kalma yemeği ısıtıp yemek gibi yeni aşklarımız. Gece yatmadan önce sırf içelim diye, balla karıştırıp verdikleri sütte kaldı bizim masumluklarımız. O yüzden ABARTIN gitsin. Bir gün sokakta terliğine gülen olursa ayağım TERLİ’YDİDE, ondan geçiriverdim diye karşılık veriverirsiniz. Limon kolonyası 40’ndan sonra hoş gelir insanın burnuna. Islatır şakaklarını boylu boyunca. Yağmura da herkes şiir yazıyor canınım demeye başlarsın bir zaman sonra. Sesi kalınlaşmaya başlayan erkekteydi hovardalık. 15’inde, allığını çenesine kadar uzatmış kızdaydı boyuna posuna ölçüsüzce önem vermek. Griye bürünse tüm şehir bir sabahlık vaktinde, eline bir dergiyi açıp, kalbe nazır bir sayfa okumaktadır o günün bereketi. Heyy gidi takım elbisene süs olmuş o kırmızı karanfil günleri! Bizdeki ise kaloriferin üzerinde kestane pişirmek gibi bir sahtelik.
Ve biz; memnunuz gibi davranıp, sıkıcı şımarıklıkta yetişen fistan yüzlü kızlardık.
Saat 11.00 oldu. Terliğimde koptu zaten, eve dönüyorum.

Mümine Erğurum

Paylaş

Alakalı Gönderiler

0 comments
Yaşamın İçindenYaşıyorum

İstediğimiz Yönde Bir Yaşam İçin Birkaç Taktik

0 comments
Yaşamın İçinden

BAZEN BİLİNMEYEN YOLLARIN SONU TARİFSİZ BİR ACIYA ÇIKAR

0 comments
Yaşamın İçinden

“SADECE ALLAH RIZASI İÇİN SEVİN”

ACININ GÜZELLEŞTİRDİĞİ İNSANLAR

  • 22 Mayıs 2017
  • 0 comments

Kaybedişleriniz

  • 9 Haziran 2017
  • 0 comments

Paylaş

Yazar Hakkında

KİT

Alakalı Gönderiler

0 comments
Yaşamın İçindenYaşıyorum

İstediğimiz Yönde Bir Yaşam İçin Birkaç Taktik

0 comments
Yaşamın İçinden

BAZEN BİLİNMEYEN YOLLARIN SONU TARİFSİZ BİR ACIYA ÇIKAR

0 comments
Yaşamın İçinden

“SADECE ALLAH RIZASI İÇİN SEVİN”

0 comments
Yaşamın İçinden

Anlar ve Anılar Biriktirin

Etiketler

  • abartın
  • Çocuk
  • edebi
  • eylül
  • fistan
  • Gece
  • gürültü
  • ıslanmak
  • karanfil
  • koşturma
  • kuşluk vakti
  • pervasız
  • sokak
  • terlik
  • Yağmur
  • Yazar
  • yazı

Cevap Yaz Yanıtı iptal et

Kaçırma

0 comments
Yaşamın İçindenYaşıyorum

İstediğimiz Yönde Bir Yaşam İçin Birkaç Taktik

Hayatın içinde bende VARIM diyen, Ve Kendini ifade etmekten korkmayanların adresi

Copyright © 2017 Karanlığa Işık Tutun Dergisi